Hüseyin Ünal’dan Açılı Pas Tekniği

 

AÇILI PAS VE ORTA SAHA PASI YORUMLARI

 

Orta saha. İki forvetin birbiriyle temas ettiği tek nokta. Maçta momentumun hangi takıma döndüğünün en temel göstergesi.Forvet hattından daha da fazla çalışmanın, sakinliğin, rakibin aklını okumanın gerek duyulduğu savaş alanı. Bir tek temel şutta uzmanlaşmak belki forvette size çok büyük başarılar kazandırabilir. Peki ya orta sahada bir tek pas sizi başarıya götürebilir mi ? Cevap: Hayır! Karşınızdaki rakip müthiş bir savunmacı olabilir. Pas girişimleriniz sert bir “tokat” ile karşılık görebilir. Emin olun eğer orta sahada opsiyonunuz yoksa forvetteki yeteneğiniz bir hiçtir. Bu noktada mutlaka orta sahanızı çeşitlendirmeli ve kendinize çıkış yolları üretmelisiniz. İşte bu çıkış yollarından en harikası kesinlikle ve kesinlikle “Açılı Pas”tır. Açılı Pas, asla bir ilk tercih değildir. Tek başına kesinlikle yeterli değildir. Fırça pası ve tik-tak paslarının yanında çok daha sönük ve yavaş bir pastan bahsediyoruz burada. Duvar dibinden atılmış sert bir fırça pasını yakalamanın veya olağanüstü bir tik-tak serisi sonrası rakibinizi şoke ederek verilmiş bir pası kusursuz bir şekilde kontrol etmenin verdiği hazzı asla vermez. Size başarıyla forvete aktarılmış bu iki pastaki hazzı asla yaşatamaz; fakat çok büyük bir avantajı vardır : “rakibinizin sinirlerini bozar.“

 

Günümüz üst düzey langırt müsabakalarında forvet oyuncularının kullandığı belli başlı iki pas çeşidi vardır: Tik-Tak ve Fırça pası. Fakat bu iki pas o kadar ustalıkla icra edilmiş ve etki-tepki prensibinin bir gereği olarak savunması o kadar ezberlenmiştir ki, bir noktadan sonra en kusursuz paslar bile bloklanabilmekte ve size büyük hayal kırıklığı yaşatabilmektedir.Bu nedenle en formda olduğunuz maçlarda dahi mutlaka bir B planınız olmalı. İşte bu noktada açılı pas bulunmaz bir nimettir. Rakibiniz sizden ışık hızında bir tik-tak veya pürüzsüz bir fırça pas bekliyorken onu yavaş ve iyi ritmlendirilmiş bir açılı pasla şaşırtmak sürprizlerin en büyüğü olacaktır. Çünkü açılı pas orta saha pasları arasında “ en az iş/maksimum başarı “ oranı en yüksek pastır. 5’li orta saha bloğunuzun ortadaki bebeğiyle topu ufak bir dokunuşla size en yakın bebeğe topu yuvarlarsınız. Topun size en yakın bebeğe gelmesi sırasında karşınızdaki rakip son derece seri bir tik-tak kombinasyonuna gireceğinizi düşünür.Diğer yandan bu süzülüş bir fırça pası için ön hazırlık ta olabilir.Bunu rakibiniz asla bilemez. Sizden alışılmış bir ritüel bekler. Fakat tam da bu noktada, top size en yakın orta saha bebeğine geldiğinde hiç beklenmedik bir anda ufacık açılı bir dokunuşla topu öyle bir noktaya nişanlarsınız ki kızılca kıyamet kopar. Yaklaşık 45 derecelik bir açıyla topu rakibinize en uzak iki orta saha bebeği arasından forvet hattınıza geçirirsiniz .Bu pas doğru yapıldığında kolay kolay bloklanamaz. Çünkü “beklenmediktir”. Unutmayın ki her zaman doğru olarak icra edildik “beklenmedik” aksiyonlar langırtta sizi galaksi şampiyonu bile yapabilir (bkz. Otostopçunun Galaksi Rehberi). Rakibiniz bu pası en uzaktaki bebekle mi yoksa ondan bir sonraki bebekle mi karşılayacağını kestiremez. Çünkü doğru cevap aslında hem ikisiyle de bloklayabileceği hem de ikisiyle de bloklayamayacağıdır. Evet, bu pası durdurmak için yapılması gereken ilk ve tek şey: “Pası hangi bebekle karşılayacağınızı bilmek” tir.

 

Açılı pas bir sporcuyu en fazla tatmin eden pas olmayabilir. Çok yüksek süratlere ulaşmasına gerek olmayabilir. Ama rakibin sinirini en çok bozan şut olduğu su götürmez bir gerçek. Bu derece düşük süratte ve zahmetsizce atılmış bir pası yakalayamamak hepimiz için yıkım olur bunu kabul edelim.

 

UYGULAMA

Gelelim açılı pasın uygulanışına..Önce isimlendirmeyle başlayalım ki anlaşılması daha da kolay olsun..Orta saha beşlimizin bize en yakın bebeği 1 numaralı bebek olsun. Ondan bir sonra gelen 2 numara ve öyle devam etsin. Masanın bize yakın yan duvarına “paralel”, rakibimizin bize en yakın iki orta saha bebeğinin arasındaki boşluğa ise “çapraz koridoru” diye isim verelim.(İsimlendirme asla bir genelleme değildir , sadece bu örnek için ben böyle isimler kullanacağım.)

 

Hücuma başlarken, orta sahada kontrol ettiğimiz topu 2. bebeğin bize uzak kenarında sabitleyebiliriz.2. ve 3. bebekler arasında kısa bir tik-tak serisi yaparak ısınmanızı ve rakibinizin dikkatini düşürmenizi öneririm.Bu paslaşma serisi ile elimizi ısındırdıktan sonra topu önce 2. bebekten 3. bebeğe ve oradan da en dibe ( yani 1. bebeğe ) orta şiddetle sürün. Bu pasları yüksek hızlarda yapmanıza gerek yok çünkü vereceğimiz final pasının şiddeti zaten düşük olacak. Can alıcı nokta şudur: Top 3. bebekten 1. bebeğe doğru süzülürken orta saha bebeklerini geriye doğru kaldırın ve sanki paralel hattan sert bir şut atacakmışsınız gibi rakibinizi aldatın.Rakibiniz paralel hattı kapatacak ve sizin saldıracağınız çapraz hattı elinden hiçbirşey gelmeyerek boş bırakacaktır. Tam da bu noktada 1. bebeğinizle topun size yakın yarım dairesine ufak ve kontrollü bir dokunuş yapın.Bu açılı dokunuşla top rakibinizin iki orta saha bebeğinin tam ortasından akıp gidecek ve rakibiniz hangi bebekle savunma yapacağını kestiremeyeceğinden %99 başarıyla forvetinize ulaşacaktır. Rakibiniz ise sinirden ne yapacağını bilemez bir halde kalecisinin sizi durdurması için dua etmekle yetinebilir.

 

Pasın püf noktasına gelince. Eğer sürekli olarak açılı pas uygularsanız rakibiniz paralel hattan saldırmayacağınızı bilir ve o hattı bırakarak çapraz hattı savunmayı ön plana alır.Bu da sizin pasınız için ölüm demektir. Bu nedenle mutlaka fırça pasınızı geliştirin. Paralel hattan atacağınız fırça pasları rakibinizi allak bullak edecektir. Çünkü rakibiniz hem paralel hattan kullanacağınız fırça pasını hem de çapraz hattan kullanacağınız açılı pasınızı düşünmek zorunda kalacaktır. Eğer çapraz hattı boş bırakırsa açılı pası , paralel hattı boş bırakırsa fırça pasını uygulayabilmesiniz. Bu iki pası bir orta saha varyasyonu haline getirmek ancak “kabus” kelimesi ile isimlendirilebilir.

 

Unutmayın orta saha pasınızı verirken önemli olan en iyi yapabilidiğiniz pas çeşidi değil, rakibinizin bıraktığı en büyük boşluğu kullanabilmenizdir.Langırtın sadece yetenek değil aynı zamanda zeka ve durumun bütününü görebilmekle alakalı bir spor olduğunu unutmayın..

 

Hüseyin ÜNAL